Kutlu Bir Görev, Yeni Bir Dönem: Sedat Göncü Başkanımıza Hayırlı Olsun

İmdat Yayla

14-06-2026 00:00

 Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,

 Siyaset ve dava arkadaşlığı, sadece bir çatı altında bir araya gelmek değil, aynı ülkeyi, aynı ülküleri ve aynı geleceği paylaşmaktır. Bu yolculukta omuz omuza verdiğiniz, acı tatlı anıları paylaştığınız dostlarınızın memleket sevdasıyla önemli görevlere getirilmesi ise ayrı bir gurur vesilesidir.

 Geçtiğimiz günlerde, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya İl Başkanlığı görevine atanan, geçmişte 2. dönem il başkanlığında birlikte görev almaktan onur duyduğum değerli dava arkadaşım, sevgili reisim Sedat Göncü’yü makamında ziyaret ettim. Bu ziyaret, sadece bir "hayırlı olsun" buluşması değil, geçmişin omuz omuza verilmiş mücadelelerini yâd ettiğimiz ve Konya’mızın geleceğine dair umutlarımızı tazelediğimiz anlamlı bir kucaklaşma oldu.

 Kıymetli Dostlarım, Canlar,

 Sedat Göncü Başkanımızın bu kutlu sancağı devralması, Konya’da Türk milliyetçiliği davasının kararlılıkla ve daha da güçlü bir vizyonla yürütüleceğinin en net nişanesidir. Kendisinin ve kurulan yeni yönetim kurulunun, bu şehrin her bir sokağına, her bir insanına dokunacak kıymetli çalışmalara imza atacağına inancım tamdır. Ziyaretim vesilesiyle, kıymetli İl Başkanımız Sedat Göncü’ye ve yönetim kurulu üyelerine tebriklerimi, en kalbi hayırlı olsun dileklerimi bir kez daha tekrar ediyorum.

 Cenab-ı Allah’tan çıktıkları bu şerefli yolda kendilerine muvaffakiyetler diliyorum. Yüce Mevla, Türk milliyetçiliği davasına ve aziz milletimize hayırlı, kalıcı ve güzel hizmetler yapmayı kendilerine nasip etsin. İnanıyorum ki, Konya MHP’de bu yeni dönem; birlik, beraberlik ve sarsılmaz bir kardeşlik bağının harcıyla yoğrulacak, başarılarla dolu bir süreç olacaktır. Yolları açık, ufukları aydınlık, başarıları daim olsun.

 Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,

 Bizim Ülkücü  hareketin, bu büyük  davanın  ayakta kalmasını sağlayan en büyük güç, şüphesiz ki  teşkilat yapısıdır. Teşkilat; sadece yan yana gelmiş insanlardan oluşan bir kalabalık değil, ortak bir ülkü etrafında kenetlenmiş tek bir vücuttur. Ancak bu vücudun sağlıklı işleyebilmesi ve geleceğe güçlü adımlarla yürüyebilmesi, yönetim kademesinin benimsediği üslup ve yönetim felsefesiyle doğrudan ilgilidir. Tam da bu noktada, başarının ve kalıcılığın iki temel anahtarı  ayrıştırmadan yönetmek ve vefayı elden bırakmamak.

 Göreve gelen yönetim  kişisel kırgınlıkların, küçük hesapların ya da "benden olanlar-olmayanlar" ayrımının yapılacağı yerler değildir. Gerçek bir liderlik ve basiretli bir yönetim, teşkilatın her bir ferdini zenginlik olarak görmeyi gerektirir. Fikir farklılıklarını bir ayrışma sebebi değil, doğruyu bulma yolunda birer istişare vesilesi saymak gerekir. Bir teşkilatta eğer "biz ve onlar" dili hâkim olmaya başlarsa, orada adanmışlık duygusu yok olur ve  heyecan diye bir şey kalmaz. Unutulmamalıdır ki, ayrıştıranlar küçülmeye, birleştirenler ise büyümeye ve büyütmeye mahkûmdur.  Bu birleştirici harcın en güçlü çimentosu ise vefadır. Vefa, sadece geçmişi yâd etmek değil, bu uğurda emek vermiş, dirsek çürütmüş, yağmurda çamurda en ön safta yürümüş insanları unutmamaktır. Teşkilatın bayrağını dün taşıyanları bugün yok saymak, sadece o insanlara değil, teşkilatın geleceğine de yapılmış en büyük kötülüktür. Çünkü bugünün gençleri ve yeni neferleri, dünün emektarlarına nasıl davranıldığına bakarak yarınki adanmışlıklarını şekillendirirler. Vefanın olmadığı bir yerde, sadakatten ve uzun soluklu bir başarıdan söz etmek mümkün değildir.

 Bir Teşkilatı yönetmek  kırıp dökmek değil, toparlamaktır. Eksikleri kapatmak, küskünleri barıştırmak ve herkesi aynı masanın etrafında, aynı hedef doğrultusunda buluşturabilmektir. Görevler, makamlar ve koltuklar gelip geçicidir; baki kalan ise gök kubbede bırakılan hoş bir seda ve ardınızdan edilen hayır dualarıdır. Bugün teşkilatlarımızın her zamankinden daha fazla kucaklaşmaya, dinlemeye ve anlamaya ihtiyacı var. Eskiyle yeniyi harmanlayan, geçmişin tecrübesiyle geleceğin enerjisini birleştiren bir yönetim anlayışı, aşılmaz denilen tüm yolları açacaktır.

 Bu  vesile ile  Kıymetli Başkanımız Sedat Göncü ve yönetimde görev alan tüm Ülküdaşım ve Dava arkadaşlarım ; Yolu vefadan geçen, pusulası adalet ve kucaklaşma olanların menzile ulaşması kaçınılmazdır. Ayrıştırmadan, sevgiyle, saygıyla ve en önemlisi vefayla yöneteceğinizden zerre şüphem  yoktur. Bu Kutlu Görevi Üstlenen tüm ülküdaşıma selam olsun...

 SAYGILARIMLA VESSELAM!

DİĞER YAZILARI Ahlak, Sosyal Düzeni Koruyan İlahi Bir Güvenlik Şerididir 01-01-1970 03:00 Bazı Sessizlikler, Fırtınadan Önceki Büyük Bir Yıkımın Habercisidir 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı Paylaşmanın, Hatırlamanın ve Yakınlaşmanın Adıdır 01-01-1970 03:00 İmece Usulünden Kooperatifçiliğe Uzanan Yol 01-01-1970 03:00 İnsanoğlu Yılmaz Deme, Yılmasa Dünya Bu Hale Gelmezdi 01-01-1970 03:00 Doğruluk ve İhanet Üzerine 01-01-1970 03:00 Elindeki İle Yetinip Azla Mutlu ve Onurlu Yaşa 01-01-1970 03:00 Yalnızlığın Asaleti Vicdanın İzinde Yürümekten Geçer 01-01-1970 03:00 Çiftçi; Herkesi Doyuran Kendi Aç Kalana Denir 01-01-1970 03:00 Ahlaksızların Ahlak Muhafızlığına Soyunması 01-01-1970 03:00 Davaya Adanmış Bir Ömür: Başbuğ Alparslan Türkeş 01-01-1970 03:00 Akıntıya Karşı Kürek Çekmenin Yorgunluğu 01-01-1970 03:00 Bu Bayram, Bayram Ola 01-01-1970 03:00 Gönül Yıkmak Bir An, Yapmak Bir Ömür Sürer 01-01-1970 03:00 Müslümanların Olmazsa Olmazı Sabır Ve Tefekkür 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İftara Davetin Fazileti 01-01-1970 03:00 Konya'nın Manevi İklimi, Ramazan Ayı Geldi 01-01-1970 03:00 Konya Sağlığında Yavuz Dönemi 01-01-1970 03:00 Önceliğiniz Ben Mi, Yoksa Sen Mi? 01-01-1970 03:00