Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Hayatın bize öğrettiği en acı derslerden biri, kaleyi içeriden yıkanların aslında kapımızı açtığımız kişiler olduğudur. Çoğu zaman düşmanı uzakta, karanlık köşelerde veya tanımadığımız çehrelerde ararız. Oysa asıl yarayı açanlar, aynı sofraya oturduğumuz, ekmeğimizi bölüştüğümüz, "buyur" diyerek evimizin en mahrem köşesine davet ettiğimiz o "tanıdık" simalardır.
Yabancının vereceği zarar bellidir, gardınızı alırsınız, mesafenizi koyarsınız. Ancak insanın içini asıl yakan, elinden tutup kaldırmak istediğin kişinin elini ısırmasıdır. Biz kapımızı açtık, gönlümüzü açtık kardeşlik beklerken onlar içeride fırsat kollamayı seçtiler. Bugün anlıyorum ki en ağır ihanet, elde değil elinden tuttuğumuz kişinin bıraktığı izdir.
Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Günümüz dünyasında bir "uyum" furyasıdır aldı başını gidiyor. İstiyorlar ki herkesin nabzına göre şerbet verilsin. İstiyorlar ki arkadan kuyu kazılıp, yüze karşı sahte gülücükler saçılsın.bu şekilde "Siyaset" adı altında ikiyüzlülük, "idare etmek" adı altında riyakârlık meşrulaştırılıyor. Kusura bakmayın beyler, bende o karakter yok. Ben neysem oyum. Kimseye minnet edecek bir karakterim de yok. Bu güne kadar ne varsa hayatımda gece gündüz çalışmamın ve kendi emeğimin eseridir. Kimsenin gölgesine sığınmadan tek başıma mücadele ettim. Kolay olmadı lakin kendi ayaklarımın üzerinde durdum ve kimseye boyun eğmedim. Varlığımda yokluğumda bana aittir. Yaşam biçimim eğilip bükülerek bir yerlere gelmektense, dosdoğru durup yerimde saymayı tercih ederim. Eğer bugün birileri beni sevmiyorsa, bu benim için bir yenilgi değil, göğsüme taktığım bir onur madalyasıdır. Çünkü o madalya, sizin sahtekârlığınıza ortak olmadığımın, o karanlık sofranızda meze olmayı reddettiğimin en büyük kanıtıdır. Dobra insan olmanın, hakikati haykırmanın elbet bir bedeli var. Bu bedel bazen eksilmek, bazen dost sandıklarının birer birer dökülmesi, bazen de koca bir yalnızlığa mahkûm edilmektir. Varsın olsun. Ben o bedeli tek başıma, başım dik bir şekilde ödemeye hazırım. Yeter ki sizin o kalabalık ama riyakâr dünyanızın bir parçası olmayayım. İkiyüzlü bir kalabalığın içinde sahte bir alkış almaktansa, doğru bir yalnızlığın huzuruyla yaşamak evladır. Unutmayın maskeleriniz bir gün elbet düşecek, ama bizim insanlığımız hep baki kalacak.
Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
İyilik yapmanın, bir başkasının hayatına dokunmaya çalışmanın insanın ruhunda nasıl derin yaralar açabileceğini çok net ve samimi bir şekilde yaşadım. Hayat bazen bizi en hassas yerimizden, yani merhametimizden sınar. Kimimiz hayat yolculuğunda karşımıza çıkanların yükünü hafifletmek, onlara bir nefes, bir umut olabilmek için var gücümüzle mücadele ederiz. "İyi olsunlar" diye verdiğimiz o bitmek bilmeyen uğraşlar, aslında kalbimizin en saf halidir. Ancak ne acıdır ki bazen iyileştirmeye çalıştığımız eller, gün gelir ruhumuzda unutulmayacak kadar derin ve karanlık izler bırakır. Size iyiliği unutturacak, güveninizi yerle bir edecek kadar kötü izler bırakanlara karşı artık kelimelerin de hükmü kalmıyor. Çünkü bazı yaralar bandajla değil, ancak bir "hesaplaşma" ile iyileşir.
Ben artık o ağır yükü sırtımda taşımaktan vazgeçtim. Beni yaralayanları, iyiliğimi istismar edenleri ve ruhumda onarılması güç hasarlar bırakanları asıl sahibine, mutlak adaletin merkezine havale ettim. Kötülüğün hesabını tutmak benim değil, her şeyi hakkıyla bilen Allah’ın işidir. Şu bilinmelidir ki, bu dünyada verilen emeğin, dökülen gözyaşının ve suiistimal edilen iyi niyetin bir karşılığı vardır. Kendi adıma bir parantez açıyor ve son sözümü söylüyorum: Onlara asla hakkım helal değildir. Bazen vazgeçmek, en büyük direniştir. İyiliği unutturmaya çalışanlara inat, o saf kalbi koruyabilmek için kötüleri geride bırakmak gerekir. Hesabı mahşere, adaleti ise ilahi takdire bıraktım.
Artık yoluma, sırtımdaki o vefasız yüklerden kurtulmuş, sadece kendi huzuruma odaklanmış bir şekilde devam ediyorum. Bırakın, kötüler kendi karanlığında boğulsun ben, bedelini ödediğim o iyiliğin vakarını taşımaya devam edeceğim
Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir.
SAYGILARIMLA VESSELAM