Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin'in araştırmacı olarak yer aldığı uluslararası projede, çevresel tehlikeleri gerçek zamanlı tespit edebilen ve kullanıcıyı doğrudan cilt üzerinde titreşimle uyaran yeni nesil bir giyilebilir sensör yaması geliştirildi.
ABD'nin önde gelen üniversitelerinden North Carolina State University öncülüğünde, University of North Carolina at Chapel Hill ve University of Delaware iş birliğiyle yürütülen, TÜBİTAK destekli araştırma kapsamında geliştirilen teknoloji; zararlı gazlar, ağır metaller ve diğer çevresel tehditleri anında algılayabiliyor.
TEHLİKEYİ TİTREŞİMLE HABER VERİYOR
Projede geliştirilen sistemin geleneksel ekran veya sesli uyarılar yerine tamamen dokunsal iletişim teknolojisini kullandığını belirten Prof. Dr. Bünyamin Şahin, her çevresel risk için farklı titreşim desenleri oluşturduklarını söyledi.
Şahin, kullanıcıların ekrana bakmadan yalnızca ciltlerinde hissettikleri titreşim sayesinde karşı karşıya oldukları tehlikeyi anında anlayabildiğini ifade etti.
GÜNEŞ ENERJİSİYLE 24 SAAT ÇALIŞIYOR
Yaklaşık bir kimlik kartı boyutunda tasarlanan cihaz; mikrodenetleyici, mini batarya, altı farklı çevresel tehdidi algılayabilen sensörler ve titreşim motorundan oluşuyor.
Esnek güneş panelleri sayesinde güneş enerjisiyle çalışan sensör yaması, 24 saat kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.
SİBER SALDIRILARA KARŞI KORUMALI
Prof. Dr. Şahin, sistemin karmaşık dijital haberleşmeye ihtiyaç duymadığı için siber saldırılara karşı yüksek güvenlik sağladığını belirterek, özellikle savunma sanayii ve askeri operasyonlarda önemli avantajlar sunabileceğini ifade etti.
ROBOTLARA DA "DOKUNMA HİSSİ" KAZANDIRIYOR
Geliştirilen teknoloji yalnızca insanlar için değil, robotik sistemler için de yeni bir dönem başlatıyor.
Sensör yamasının elektronik deri (e-skin) sistemlerine entegre edilebildiğini belirten Prof. Dr. Şahin, bu sayede robotların zararlı gazları ve çevresel tehditleri algılayarak güvenli bölgelere yönlenebileceğini söyledi.
Uluslararası araştırma ekibinde Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin yanı sıra North Carolina State University, University of Delaware ve University of North Carolina at Chapel Hill'den çok sayıda bilim insanı da yer aldı.
