Milletvekili Barış Bektaş sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımında şu ifadelere yer verdi ; ‘’CHP Konya Gençlik Kolları İlçe Başkanları ve yönetimlerinin tamamının tek bir kararla görevden alınması açıkça bir irade gaspıdır. Seçilmiş Gençlik Kolları Başkanlarının ve yönetimlerinin hiçbir somut ve şeffaf gerekçe sunulmadan tasfiye mantığıyla görevden alınması; demokrasiyle, örgüt kültürüyle ve siyasi ahlakla bağdaşmaz.

Partimizin birlik ve beraberlik duygularına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde, sağduyunun yerini kişisel hırsların aldığını görüyorum. Bu hırsın yalnızca bireyleri değil, ortak mücadelemizi de zedelediği artık inkar edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Konya Gençlik Kolları İlçe Başkanlarının iradeleri yok sayılarak görevden alınması da bu tablonun en somut göstergesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü gelenekleri; farklı düşüncelerin bir arada var olabildiği, eleştirinin değer gördüğü bir siyaset anlayışına dayanır. Ancak bugün gelinen noktada, bu anlayıştan uzaklaşıldığını ve parti içi demokrasinin göz ardı edildiğini görmek üzüntü vericidir.

Farklı düşünenlere tahammül edemeyen bir yaklaşımın, siyasetin doğasından değil; kişisel hesaplardan beslendiği açıktır. Bu yaklaşımın rövanşist bir tutuma evrilmesi ise partimiz adına kaygı vericidir.

Nitekim görev sorumluluğu üstlenildiği andan itibaren, il kongresindeki tercihlere göre değerlendirmeler yapılması ve bazı İlçe Başkanlarının hedef alınması; siyasetin kapsayıcı ruhuyla bağdaşmamaktadır.

İlçe Başkanlarını disiplin kurulu kararlarıyla görevden düşürmeye çalışmak, 100 yılı aşkın sürede mayalanan geleneklerimizle bağdaşmayan bir yaklaşımın açık göstergesidir.

Geleneklerimizi şahsi hırslarıyla zorlayanlar; akamete uğrayan hesaplarından ders çıkarmak ve tevazu göstermek yerine, bu hırsları büyüterek yeniden kongre hesaplarının içine sürüklenmiştir.

Öyle ki, örgütümüzün iradesini ve anakademe ilçe kurullarımızın görüşlerini yok sayarak, Konya’daki tüm İlçe Gençlik Kolları Başkanlarını görevden aldırmak üzere yürütülen çalışmalar, bu yaklaşımın en somut tezahürlerinden biridir.

Ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte; belediyelerimize yönelik baskıların arttığı, seçilmiş yöneticilerimizin görevlerini özgürce yapamadığı bir ortamda, bizlere düşen görev kongre hesaplaşmaları yapmak değil; her bir yol arkadaşımızı kapsayacak şekilde mücadeleyi büyütmektir.

Mücadelenin istikameti, partimiz için emek veren gençlere karşı değil; gençlerin hayallerini çalan AKP iktidarına karşı olmalıdır.

Tam da bu nedenle, örgüt tabanının görüşü alınmadan atılan adımların yarattığı rahatsızlığı ifade etmek bir tercih değil, Cumhuriyet Halk Partili olmanın sorumluluğudur.

Sessiz kalmak kolaydır. Ancak kolay olanı değil, doğru olanı tercih etmek hepimizin görevidir.’’