Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Başkanlığımızca Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde düzenlenen "Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" programında konuştu.

İletişim Başkanı Duran yaptığı konuşmada, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin, insanlığın ortak mirası, İstanbul'un silüetine nakşedilmiş ihtişamlı bir mimarlık şaheseri, farklı medeniyetlerin notalarıyla bezenmiş, adeta çağları birbirine bağlayan bir melodi olduğunu söyledi.

Ayasofya'nın duvarlarında mimarların hünerleri, kubbesinde mühendislerin dehası, taşlarında imparatorlukların hatırası ve minarelerinde İstanbul'un fethinden bugüne yansıyan Ezan-ı Muhammedî olduğunu dile getiren İletişim Başkanı Duran, Ayasofya'nın aynı zamanda İstanbul'un fethinin nişanesi olduğunu ifade etti.

İletişim Başkanı Duran, Fatih'in emaneti Ayasofya'ya hakkıyla sahip çıkmak için öncelikle İstanbul'un fethinin doğru anlaşılması ve anlamlandırılması gerektiğini belirtti.

İstanbul'un fethini diğer fetihlerden ayıran en önemli noktanın, insanlık tarihinin seyrini değiştirmiş ve İslam medeniyetinin altın çağını yeniden başlatmış olması olduğunun altını çizen İletişim Başkanı Duran, "İstanbul'un fethi yıkımla değil ihyayla, dışlamakla değil kuşatıcılıkla, intikamla değil adaletle özdeşleşmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

İletişim Başkanı Duran, Fatih Sultan Mehmed'in, İstanbul'un fethinin hemen ardından Ayasofya'nın yeniden ayağa kaldırılmasına öncülük ettiğini hatırlatarak "Minareler, şadırvanlar, çeşmeler, kütüphaneler, muvakkithaneler ve türbelerle çevrelenen Ayasofya, zamanla bir Osmanlı külliyesi ve selatin camisi hüviyeti kazanmıştır. Mimar Sinan'ın yapıya eklediği payandalar ve gerçekleştirdiği mühendislik düzenlemeleri, Ayasofya'yı bugün hala ayakta tutmaktadır. Aziz milletimiz de bu mirasa dün olduğu gibi bugün de gözü gibi bakmaktadır." diye konuştu.

"Ayasofya'nın ibadete açılması adeta bir Kızılelma'ydı"

Ayasofya'nın 86 yıl boyunca cemaate ve secdeye hasret kaldığını kaydeden İletişim Başkanı Duran, "Bizler için de Ayasofya'nın ibadete açılması adeta bir Kızılelma'ydı. Ayasofya'nın ibadete açıldığı süreçte yaşanan tartışmaları hatırlayalım. Bazı siyasetçilerin açıklamalarını, sözüm ona akademisyenlerin değerlendirmelerini, Ayasofya'nın ibadete açılmasını mümkün görmeyenleri hatırlayalım." ifadesini kullandı.

İletişim Başkanı Duran, Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin tartışmalara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı neyse, başkenti neyse, ezanı neyse, dili neyse, sınırları neyse, 81 vilayeti neyse, Ayasofya'nın vakfiyesine uygun şekilde camiye dönüştürülmesi hakkı da odur." sözüyle noktayı koyduğunu aktararak bu anlayış çerçevesinde 10 Temmuz 2020'de alınan tarihî kararla 86 yıllık Ayasofya hasretinin sona erdiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı liderliği ve milletin güçlü iradesi sayesinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden asli hüviyetine kavuştuğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "24 Temmuz 2020 tarihinde kılınan ilk cuma namazıyla Ayasofya'nın kubbeleri yeniden tekbirlerle salavatlarla ve Kur'an tilavetleriyle yankılandı. Ayasofya'nın ibadete açılması kararı, sadece hukuki bir statü değişikliği değildir. Bu karar, Fatih Sultan Mehmed Han'ın vakfiyesine ve vasiyetine sadakatin, milletimizin tarihî hafızasına, bağımsızlık iradesine ve medeniyet değerlerine sahip çıkmasının güçlü bir ifadesidir." sözlerini sarf etti.

İletişim Başkanı Duran, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının tarihe takılıp kalmak değil köklerinden güç alarak geleceğe yürümek olduğunu ifade ederek Ayasofya'nın ibadete açılmasının üzerinden 6 yıl geçtiğini hatırlattı.

Geçen 6 yıl içinde Ayasofya'nın mimari bütünlüğünün korunması, gelecek nesillere güvenle aktarılması ve yoğun ziyaretçi hareketliliğinin yapıya zarar vermeden yönetilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yapıldığını anlatan İletişim Başkanı Duran, bu çalışmaların, Ayasofya'nın Sultan Fatih'in emaneti olduğu bilinci ve şuuruyla gerçekleştirildiğini belirtti.

⁠6. yıla özel iki kitap yayımlandı

İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı olarak Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yılında "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" ve "Ayasofya: Hasretten Vuslata" adlı iki önemli eseri hazırlamanın gururunu yaşadıklarını vurguladı.

"Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" kitabında caminin tarihî, mimari, sanatsal ve manevi derinliğinin kapsamlı bir şekilde ele alındığını kaydeden İletişim Başkanı Duran, "Ayasofya: Hasretten Vuslata" kitabının ise vatandaşların CİMER'e gönderdikleri Ayasofya'nın açılmasına yönelik taleplerini ve sonrasında tebrik ve memnuniyetlerini ifade eden mesajlardan oluştuğunu aktardı. İletişim Başkanı Duran, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bugün aynı zamanda İletişim Başkanlığımızın kuruluş yıl dönümü. Millet ile devlet arasındaki iletişimi güçlendirmek, Türkiye'nin politika ve uygulamalarını ulusal ve uluslararası kamuoyuna etkili biçimde aktarmak ve Türkiye'nin her alanda güçlü temsilini sağlamak misyonuyla ihdas olunan İletişim Başkanlığımız, 8 yıldır çalışmalarını azim ve kararlılıkla sürdürüyor. Kurumumuza emek veren her bir arkadaşıma huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. İletişim Başkanlığımız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletimize ve devletimize hayırlı hizmetlerde bulunmaya devam edecektir."

Programa, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, 64. Hükûmet Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan'ın da aralarında bulunduğu rektörler, akademisyenler, medya kuruluşu temsilcileri ve Ayasofya'nın ibadete açılması için CİMER'e başvuruda bulunan bazı vatandaşlar katıldı.

Açılış konuşmalarının ardından İletişim Başkanı Duran, günün anısına Safi Arpaguş'a "Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi" ve "Ayasofya: Hasretten Vuslata" kitaplarını takdim etti.

Program, İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Zeynep Zelan'ın moderatörlüğünü üstlendiği, Mahir Ünal, Mehmet Görmez ve araştırmacı yazar Tufan Gündüz'ün konuşmacı olduğu "Fethin Nişanesi, Medeniyetin Kalbi: Çağları Aşan Mabet Ayasofya" paneliyle tamamlandı.

KAYNAK:İLETİŞİM BAŞKANLIĞI