Son günlerde kamuoyunu meşgul eden “Ahbap Derneği Yolsuzluğu” tartışmalarını yorumlayan Arıkan “Ahbap buradaysa Çavuş nerede?” diye sordu. BOP projesinin devam ettiğine dikkat çeken Mahmut Arıkan, “NATO toplantısında Ankara'dan dünyaya verilen mesajlar tesadüf değil” dedi.

“İKTİDARIN GÖZÜ ÖNÜNDE VİCDANLAR ÜZERİNDEN KUMAR OYNANDI”
Son günlerdeki yardım kuruluşları ve fon iddialarına değinen Arıkan, Türkiye'nin kadim vakıf ve yardımlaşma kültürünün yozlaştırıldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı; “Bir haftadır yeni bir gündemimiz oldu nur topu gibi: Ahbap, Ahbaplar... Bir şarkıcı, tabir yerindeyse, ülkemizin gözlerinin içine baka baka memleketi dolandırmış ya! Herkesin parasını almış; kumar oynamış, ne bileyim bütün ahlaksızlıkları yapmış. İtiraf da ediyor 'İçeriden ben bu paraları aldım ama tekrar yerine koyacaktım' diyor. Kaç yıldır? Yıllardır bu iş yapılmış.
Biz yardım isteyen olunca bizdeki kültür yediğimiz yemeği bölüşmek değildir, yediğimiz yemeği olduğu gibi vermektir. Biz Müslüman bir toplumuz. Vakıf medeniyetlerimiz var bizim, yardım kuruluşlarımız var bizim, insanlık vakıflarımız, derneklerimiz var bizim. Herkese merhametle bakarız. Ama bu ülkenin değerlerine, vicdanına iktidarın gözü önünde zar atılmış. Vicdanlar üzerinden kumar oynanmış ve hepimiz biliyoruz ki bu işin bir tane sorumlusu yok ya! Bu meseleyi sadece Haluk Levent'in üzerine yıkıp da bir kenara sıyrılamazsınız.”
“BÜROKRASİ VE ADALETTEKİ ÇAVUŞLAR ORTAYA ÇIKANA KADAR PEŞİNDEYİZ”
Meseleyi sadece isimler üzerinden değil, göz yuman bürokrasi ve adalet mekanizmaları üzerinden de okuyan Arıkan, iktidara net sorular yöneltti, “Bir yerde Ahbap varsa bir de ne vardır? Bu işin çavuşu vardır! Şunun sorusunu, şu sorunun cevabını Konya'dan iktidara soruyorum: Eğer bu Ahbap varsa bunca yıl bu Ahbap'ı kollayan çavuşlar kim Allah aşkına ya? Bürokraside bu olan bitene göz yuman çavuşlar kim? Adalet mekanizmasında bu olan bitene göz yumanlar, bu çavuşlar kimler Allah aşkına ya? Ve hepimiz biliyoruz ki yine 'cambaza bak' oyunuyla Ahbap'ı milletin önüne atıp, milletin gözünün önüne atıp çavuşları gözden kaçırmak istiyorsunuz. Biz bu meselenin takipçisi olacağız, o çavuşlar ortaya çıkana kadar bu işin peşini bırakmayacağız değerli arkadaşlar.”
“100 YILLIK KUTUPLAŞMA SİYASETİNİ BİTİRECEĞİZ, HERKESİ AYNI ÇATI ALTINA DAVET EDİYORUZ”

Siyasetteki ayrıştırıcı dilin memlekete büyük zararlar verdiğini belirten Saadet Partisi lideri, kucaklayıcı bir siyasi zemin inşa edeceklerinin altını çizdi: “Kutuplaştırmayacağız! Ülke 100 yıl, bakın 100 yıl diyorum, 100 yıl boyunca kutuplaştırmadan çok yoruldu. Memleket çok yoruldu. Tek bir kesim kazandı. Kim? Kutuplaştıranlar kazandı. Kutuplaştırıcı siyaseti benimseyen herkes kazandı. Ama her seferinde memleket çok büyük zararlarla karşı karşıya kaldı. Biz bu gerçeği de değiştireceğiz, herkesin eşit şartlarda mücadele edeceği bir ortamı oluşturacağız inşallah. Çağrımızı herkese yapacağız. Sadece bugün bu pikniğe yaptığımız davet gibi sağcı, solcu, laik, seküler, dindar, milliyetçi, sosyalist, herkesi bu çatı altına davet edeceğiz. Bu zulüm düzeni karşısında hep beraber yan yana durarak mücadele etmenin zeminini oluşturmak zorundayız. Aksi takdirde toprak ayağımızın altından kayıyor arkadaşlar!”
“ANKARA'DAN DÜNYAYA VERİLEN MESAJLAR TESADÜF DEĞİL”
Konuşmasının son bölümünde dış politikaya ve küresel dengelere değinen Arıkan, bölgedeki savaşların ve ABD-NATO hattındaki gelişmelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Suriye'nin Golan Tepe’lerinin İsrail'e geçtiğini Trump nerede söyledi? Ankara'da söyledi! Yanına da Şaara'yı oturtarak söyledi! İran'a saldırı emrini nereden verdi bu adam ya? Ankara'dan verdi, NATO toplantısında verdi! Bunlar tesadüf şeyler değil. Türkiye'den verilen mesaj dünyaya verilen mesajdır. En son dün gece takip ettiniz, Ukrayna İran gemisine saldırdı. Ukrayna da girdi savaşa. NATO toplantısında biz ne kararı aldık? 75 milyar dolar Ukrayna'ya silah yardımı yapma kararı aldık. Bu silahlarla Ukrayna ne yaptı? Bu gece gitti İran'ın gemisini bombaladı arkadaşlar. İşte şuur dediğimiz kısım tam olarak burası. Ne diyordu Erbakan hocamız? ‘Ben Siyonizm’e hizmet eder miyim? Türküsünü söylete söylete sizi Siyonizm’e hizmet ettirirler!’ diyordu. Tam da onu yaşıyoruz bugün işte. Büyük Orta Doğu Projesi tıkır tıkır işliyor. Büyük İsrail Projesi tıkır tıkır işliyor. Son çeyrek asırda Orta Doğu'da huzurun geldiği bir metrekare toprak yok ya! Kan dökülmeyen bir metrekare toprak kalmadı! Hepsi bu dönemde yapıldı. Ama insanlara öyle bir bu haberleri servis ettiler ki sanki çok büyükmüş, büyük bir zafermiş gibi bu haberleri servis ettiler.”
