KTO Başkanı Öztürk’ten Ekonomi Programı Çağrısı

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, yüksek faiz, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve artan maliyetler nedeniyle reel sektörün nefes almakta zorlandığını belirtti. Öztürk, ekonomi programının başarısının yalnızca enflasyondaki düşüşle değil, işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesiyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

EKONOMİ - 02-08-2026 12:28

Konya Ticaret Odası’nın Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 70 meslek komitesinin tamamıyla düzenlenen istişare toplantılarında üyelerden gelen bildirimleri değerlendirdi.

Reel sektörün son derece zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulayan Öztürk, uygulanan ekonomi programının özel sektörün talep ve ihtiyaçları dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

“Özel sektörün nabzını doğrudan tuttuk”
KTO yönetimi olarak üyelerle sürekli iletişim kurmaya ve güçlü bir istişare kültürü oluşturmaya önem verdiklerini belirten Öztürk, 48 toplantıda 70 meslek komitesinin tamamıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Farklı sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 30 bin üyeyi toplantılara davet ettiklerini aktaran Öztürk, sektörlerin mevcut durumunu, karşılaştığı sorunları, talepleri ve beklentileri doğrudan dinlediklerini belirtti.

Çalışmanın Türkiye’deki odalar arasında genişliği bakımından ilk ve tek olduğunu savunan Öztürk, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’deki odalar arasında bu ölçekte gerçekleştirilen, bütün meslek komitelerini ve özel sektörün tamamını kapsayan böylesine geniş bir istişare zinciri yalnızca odamız tarafından hayata geçirilmiştir. Sektörlerimizin sorunlarını masa başı veriler ve tahminlerle değil, ticaretin ve üretimin içinde bulunan üyelerimizin gerçek tecrübileri üzerinden değerlendirdik.”

“Reel sektör nefes almakta zorlanıyor”
Meslek komiteleriyle yapılan toplantılarda sektörler farklı olsa da ortak sorunların öne çıktığını ifade eden Öztürk, iş dünyasının ağır ekonomik şartlarla mücadele ettiğini söyledi.

Dezenflasyon sürecinin beklenenden uzun sürmesi, yüksek faizlerin kalıcı hale gelmesi ve kredi imkanlarının daralmasının işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Öztürk, finansmana erişimin birçok firma açısından neredeyse imkansız hale geldiğini dile getirdi.

Öztürk, “Krediye ulaşabilen işletmelerimiz ise yüksek maliyetler nedeniyle bu kaynakları kullanmakta tereddüt etmektedir. İşletme sermayesi ihtiyacının arttığı, vadelerin uzadığı ve tahsilatların zorlaştığı bir ortamda firmalarımız nakit akışlarını yönetmekte ciddi güçlük yaşamaktadır” dedi.

Üretim ve istihdam uyarısı
Ham madde, ara malı ve işçilik giderlerindeki artışın firmaların karlılığını ve yatırım gücünü zayıflattığını belirten Öztürk, iç talepteki yavaşlamanın da işletmeleri olumsuz etkilediğini kaydetti.

Döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü azalttığını söyleyen Öztürk, mevcut şartların uzun süre devam etmesi halinde üretimin daralabileceği, yatırımların ertelenebileceği, ticaretin yavaşlayabileceği ve istihdamın zarar görebileceği uyarısında bulundu.

“Enflasyonla mücadele sürerken reel sektör korunmalı”
Enflasyonla mücadelenin gerekli olduğunu ancak bu süreçte reel sektörün üretim kapasitesinin korunması gerektiğini vurgulayan Öztürk, ekonomideki bütün sektörlerin birbirine bağlı olduğunu ifade etti.

Öztürk, “Bir sektörde yaşanan sıkıntı, zincirleme bir etkiyle diğer sektörlere de yansımaktadır. Küçük bir işletmenin faaliyetinde meydana gelen aksama bile ekonomik sistemin bütün dişlilerini yavaşlatmaktadır” diye konuştu.

Ekonomi programının başarısının yalnızca enflasyon rakamları üzerinden ölçülmemesi gerektiğini belirten Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:

“Üç yıldır uygulanan ekonomi programının başarısı, yalnızca enflasyon rakamlarının gerilemesiyle değil; tüccarımızın, sanayicimizin ve esnafımızın faaliyetlerini sürdürebilmesiyle birlikte değerlendirilmelidir.”

Günün Diğer Haberleri