“COP31 Antalya 2026” kapsamında yürütülen “İklim Risklerinin Yerel Yönetimlerin Karar ve Yönetim Süreçlerine Entegrasyonu” çalışmaları doğrultusunda düzenlenen programa; Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, AFAD İl Müdür Yardımcısı Dr. Halil İbrahim Çiçekdağı, Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, akademisyenler ve uzmanlar katıldı.
Başkan Kılca: "Dirençli Kent Kavramının Karşılığı Uygulanabilirliktir"
Çalıştayın açılışında konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, iklim değişikliğinin artık uzak bir senaryo olmadığını ve su kaynaklarından kuraklığa kadar pek çok alanı doğrudan etkilediğini vurguladı. Risklerin tek bir belediyenin sınırları içinde yönetilemeyeceğini belirten Kılca, şu ifadeleri kullandı:
“Bir havzadaki su kaybı tarımsal üretimi, bir bölgedeki iklim riski ise başka bir bölgedeki planlama ve altyapı kararlarını etkiliyor. Bizim için dirençli kent kavramının gerçek karşılığı uygulanabilirliktir. Karatay Belediyesi olarak 2021’de Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu’nu hazırladık, 2025 yılında ise Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı ile hedeflerimizi bütüncül bir çerçeveye oturtacağız. ‘Dirençli Karatay’ projemizle edindiğimiz deneyimi tüm paydaşlarımızla paylaşmayı hedefliyoruz.”
Başkan Kılca ayrıca, çalıştaydan elde edilen yerel saha verilerinin 12-14 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek 11. Kent Araştırmaları Kongresi’ne ve Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecine doğrudan katkı sunacağını sözlerine ekledi.
Osmanoğlu: "Şehrin Direnci Kurumların Birlikte Karar Verme Becerisiyle Ölçülür"
Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu ise iklim değişikliğiyle mücadelenin yalnızca raporlama veya strateji dokümanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.
Osmanoğlu, iklim riskleriyle mücadelede dil, zaman ve sorumluluk olmak üzere üç temel boşluk bulunduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“İklim riskleri on yıllar içerisinde büyür; yerel kararların döngüleri ise çok daha kısadır. Bugün alınmayan bir karar, yarın çok daha pahalı bir müdahaleye dönüşebilir. Riski bir kurum ölçer, planı başka bir kurum yapar, yatırımı bir üçüncüsü üstlenir. Aradaki bağ kurulmadığında risk herkesin konusu olur ama kimsenin kararı olmaz. Bir şehrin direnci, kurumların birlikte karar verebilme becerisiyle ölçülür.”
Dört Tematik Masada Somut Çıktılar Ele Alındı
Yarım günlük, çıktı odaklı bir formatta gerçekleştirilen çalıştay kapsamındaki masa oturumlarında katılımcılar dört temel başlık altında değerlendirmelerde bulundu:
İklim, Afet ve Risk Yönetimi
Dirençli Kentsel Planlama ve Yapılaşma
Su, Yeşil Alan ve Doğa Temelli Çözümler
Yönetişim, Finansman, Veri ve Teknoloji
Çalıştay sonucunda elde edilen verilerle, Konya’daki yerel yönetimlerin kendi bünyelerine uyarlayabileceği ortak bir dirençli kent uygulama modelinin rehber haline getirilmesi hedefleniyor.