İtalya'dan Amerika'ya Uzanan Meslek Yolculuğu

Yurt dışında daha iyi yaşam ve kariyer fırsatları için ülkesinden ayrılan gençlerin hikâyeleri sıkça gündeme gelirken, bu kez tam tersi yaşandı. Türkiye'de gastronomi eğitimi alan, Erasmus programıyla İtalya'ya giderek ünlü şeflerden geleneksel İtalyan makarnasının inceliklerini öğrenen, ardından Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık bir buçuk yıl çalışan 25 yaşındaki Yusuf Can Özertay, yurt dışında kalmak yerine Türkiye'ye dönerek kendi restoranını kurmayı tercih etti. İzmir'de gerçekleştirdiği özel röportaj, son yıllarda giderek daha fazla konuşulan "ters beyin göçü" kavramına dikkat çekti.

GÜNCEL - 03-08-2026 09:04

İzmir Bayraklı'da hizmet veren Brava Bene adlı restoranın kurucusu Yusuf Can Özertay, gastronomi ve mutfak sanatları eğitimini Türkiye'de tamamladı. Üniversite yıllarında Erasmus programıyla İtalya'ya giderek alanında tanınan şeflerle çalışma fırsatı bulan Özertay, burada geleneksel İtalyan mutfağını ve makarna yapımını yerinde öğrendi. Mezuniyetinin ardından ise Work and Travel programıyla gittiği Amerika'da yaklaşık bir buçuk yıl farklı restoranlarda çalışarak uluslararası mutfak deneyimi kazandı.

"AMACIM SADECE PARA KAZANMAK DEĞİLDİ"

Birçok gencin aksine neden Amerika'da kalmayı tercih etmediğini ABDPost'a anlatan Özertay, yurt dışına gitme amacının hiçbir zaman sadece ekonomik olmadığını söyledi.

"Ne iş olsa yaparım diye gitmedim. Mesleğimde kendimi geliştirmek, farklı mutfak kültürlerini tanımak istedim. Amerika'da da İtalya'da da çok önemli deneyimler kazandım. Ama ailem burada, sevdiklerim burada. İnsan sevdiği işi sevdiği insanların yanında yapmalı." diyerek ülkesine dönüş kararını anlattı.

Amerika'da kariyerine devam edebilecek fırsatlara sahip olmasına rağmen Türkiye'ye dönmeyi tercih eden genç girişimci, hiç sermayesi olmadan annesinin desteğiyle İzmir'de Brava Bene markasını hayata geçirdi.

İlk dönemlerde uzun çalışma saatlerine rağmen pes etmediklerini anlatan Özertay, annesinin hem en büyük destekçisi hem de yol arkadaşı olduğunu söyledi.

"Bu işe annemle birlikte başladık. Kendisi hayatında ilk kez profesyonel olarak çalışıyor ama çok iyi bir aşçı. Zaten annelerden daha iyi aşçı olduğunu düşünmüyorum. İlk zamanlarda bütçemiz olmadığı için her işi birlikte yaptık. Çok zor şartlarda başladık." sözleriyle kuruluş sürecini anlattı. Sıfırdan kurduğu işletmesinin kısa sürede ilgi gördüğünü belirten Özertay, yaşadığı tüm zorluklara rağmen bugün kendi markasını oluşturmanın gururunu yaşadığını ifade etti.

"Bir yılın sonunda dönüp baktığımda kendi markam var. İnsanlar yaptığım ürünü beğeniyor. Bundan mutluluk ve gurur duyuyorum." sözleriyle yaşadığı süreci özetledi.

AMERİKA'DAN SADECE TECRÜBE DEĞİL, ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ DE GETİRDİ

Yusuf Can Özertay, Amerika'da kazandığı en önemli deneyimlerden birinin çalışanlara verilen değer olduğunu söyledi.

Kendi işletmesinde de aynı anlayışı benimsediğini belirten genç şef, çalışanların mutlu olduğu bir ortamın başarının temel unsurlarından biri olduğuna inanıyor. Patron-çalışan ilişkisinden ziyade ekip ruhunu ön planda tuttuklarını ifade eden Özertay, çalışanlarına empatiyle yaklaşmaya özen gösterdiğini belirtti.

Amerika'da insanların daha saygılı ve motive edici bir çalışma ortamında bulunduğunu dile getiren Özertay, bu kültürü kendi restoranına taşımaya çalıştığını vurgulayarak, "İnsanlar kendini iyi hissettiğinde daha verimli çalışıyor. Ben de kendi işletmemde bunu oluşturmaya çalışıyorum." dedi.

TERS BEYİN GÖÇÜNÜN DİKKAT ÇEKEN ÖRNEKLERİNDEN BİRİ

New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli ise röportajda, son yıllarda gençlerin büyük bölümünün kariyerlerini yurt dışında kurmayı hedeflediğini hatırlatarak, Yusuf Can Özertay'ın hikâyesinin bunun tam tersini gösteren ilham verici bir örnek olduğuna dikkat çekti. İtalya'da aldığı eğitim ve Amerika'da edindiği mesleki deneyimin ardından yurt dışında kalmak yerine ülkesine dönmeyi seçen genç şef, bugün İzmir'de kendi markasını büyütüyor. Annesinin desteğiyle sıfırdan kurduğu işletmede hem uluslararası mutfak deneyimini hem de Amerika'da edindiği çalışma kültürünü hayata geçiren Özertay'ın hikâyesi, "ters beyin göçü"nün umut veren örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

KAYNAK:İGFA (ABD)

Günün Diğer Haberleri