Çakıcı; yüksek enflasyon, eriyen ücretler, ağır vergi yükü ve sendikasızlaştırma baskılarının işçileri tarihin en ağır koşullarıyla karşı karşıya bıraktığını vurguladı.
"Geçim Derdi Yuvaları ve Aile Yapısını Da Sarstı"
Ağırlaşan yaşam koşullarının çalışanları ve ailelerini psikolojik olarak da yıprattığını belirten Hasan Hüseyin Çakıcı, yaşanan geçim sıkıntısının toplumsal boyutlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Tarihte görülmemiş bir ekonomik ve psikolojik baskı altındayız. Enflasyonun bu denli yüksek olduğu ortam, eriyen ücretler, ağır vergi yükü, mobbing ve sürekli işten atılma tehdidi çalışan işçi arkadaşlarımızın belini bükmüş durumda. Çalışan kesim bugün banka borçları, pazar tezgahları ve market reyonları arasında sıkışmış, nefes almakta dahi zorlanmaktadır. Yaşanan bu geçim derdi sadece cüzdanları değil, yuvaları da vurmakta, parçalanan aile yapılarıyla birlikte derin toplumsal trajediler doğurmaktadır."
"Sendikal Haklar Fiilen Engelleniyor, İş Kazaları Artıyor"
Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği standartlarının ciddi şekilde gerilediğini savunan Çakıcı, Anayasal güvence altındaki örgütlenme ve sendikalaşma haklarının fiilen engellenmeye çalışıldığını ifade etti.
İşverenlerin kendi mesleki örgütlerini rahatça kurup güçlendirdiğini, ancak işçilerin sendikalaşma süreçlerinde engellerle karşılaştığını belirten Çakıcı; güvencesiz ve korumasız çalışma ortamının hem düşük ücret sarmalını derinleştirdiğini hem de can kayıplarıyla sonuçlanan iş kazalarına davetiye çıkardığını kaydetti.
"Mutlu Çalışan Daha Çok Üretir"
Sürdürülebilir bir ekonomik düzen ve toplumsal huzurun ancak emeğin karşılığının verilmesiyle sağlanabileceğini vurgulayan Şeker-İş Uzmanı Çakıcı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Üreten ve kalkınan bir Türkiye inşa etmenin yegane formülü bellidir: 'Mutlu çalışan daha çok üretir.' Sendikalı, örgütlü ve güvenceli bir çalışma ortamı yalnızca çalışana değil; verimliliği artırarak işverene ve toplumsal barışa da doğrudan fayda sağlar. Emek sahipsiz bırakılamaz, çalışanların feryadına acilen kulak verilmelidir."